Image for post
Image for post

2021’in ilk günlerinde ABD kongresini basan aşırı sağ grupların yanlış bilgilerin etkisi altında kalmaları, pandemi boyunca aşıya ve alınan tedbirlere karşı aşırı güvensizlik, modern tıbba ve faydalarına dair komplo teorileri, bu alanda çalışan gazeteciler ve bilim insanlarının yanıltıcı bilgilerle itibarsızlaştırılmaya çalışılması, dijital gettolaşma ve yankı fanusları arasındaki sınırların giderek açılması, yüz yüze iletişimin yerini alan dijital iletişimin hepimizi kamusal birer figür haline getirmesi, veri ihlalleri, bilgi gürültüsü, akıllı telefonlarla ilişkilenirken maruz kaldığımız bilişsel sorunlar, devletlerin dijital gözetim mekanizmaları…

Yola çıktığımız günlerde, yanlış bilgi masum insanların hedef gösterilmesine, linç edilmesine hatta öldürülmesine neden oluyordu. Bu kadar vahşi olaylarla daha az karşılaşır olduk, fakat sahte haberlerin demokrasi ve halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkileri sürüyor. Yanlış bilgiyi besleyen pek çok başka sorun da hala çözülmüş değil. Bilgi düzensizliği, bilgi gürültüsü, bilgi sızıntıları ve veri ihlalleri, birbirini besleyerek, bilgiyle olan ilişkimizi zehirlemeyi, karar mekanizmalarımızı sakatlamayı sürdürüyor. …

Image for post
Image for post

Bazen içine dalıp gittiğimiz işlerden bir adım geri çekilebilmek, yönümüzü tayin etmede en iyi yoldur. 2018'den beri her yıl ekip arkadaşlarımızla şehirden ve günlük kaygılardan uzakta buluşup, pusulalarımızı çıkarır, Teyit’in gittiği yolu bulmaya çalışırız. Bu yol bizi bazı seneler yeni yerleşkeler keşfetmeye, bazen durup gökyüzüne bakmaya, bazen de ormandaki diğer canlıları tanımaya götürür. Bizimle aynı ekosistemi paylaşan diğerlerine yaklaşır, onları koklar, isimlendirir, bazen sepetimize atar, bazen olduğu yerde bırakır, bazen geri yolumuzu bulabilmek için bir işaretçik olarak zihnimize kazırız.

Bu inzivanın (retreat), hizalanmanın ötesine geçen bir etkisi de var. Bize, eteğimizdeki taşları dökebileceğimiz, eğlenebileceğimiz, dertleşebileceğimiz ve birbirimize sırdaşlık edebileceğimiz kocaman bir alan açar. Daha iyi bir çalışma ortamı inşa edebilmek için etrafında birlikte düşünebileceğimiz bir masa kurar. …

Image for post
Image for post

Mesut Arslan, mühendis olarak çalıştığı özel şirkette sıradan bir güne başlarken, her zaman olduğu gibi önce e-postalarını kontrol ediyordu. Rutin ve gittikçe sıkıcı bir hale gelen iş hayatı hepimiz gibi, Mesut Bey’in de başkalarına yardımcı olma ihtiyacını karşılayabileceği uygun bir zaman aralığı sunabilecek kapasitede değildi. Neyse ki, sabah kahvesini yudumladığı o baharın kendini hissettirdiği güneşli gün, mühendisimiz bir başkasına yardımcı olma ihtiyacını karşılayan bir e-posta aldı. E-posta talihsiz fakat mutlu bir babanın, tedavi olmazsa ölecek kanser hastası yedi yaşındaki kızı için yardım çağrısını içeriyordu. …

Image for post
Image for post
Andrea Ucini — Reflect on Social Problems

Bundan beş yıl evvel yaşadığımız günleri düşünmeye başlarsanız, zihninizin o kötü anıların nasıl da üzerini ustalıkla örttüğünü hayretle fark edeceksiniz. Üzerine bastığımız toprağı, altında yaşadığımız gökyüzünü paylaşan diğer tüm insanlar gibi günden güne umutsuzluğun bizi yıkmak için daha da güçlenen bir fırtına haline geldiğini belki hayal meyal hatırlarsınız.

Bugünlerde korku, belirsizlik ve panik gibi tanıdık duygular yine etrafımızda dolaşıyor. Çaresizliğimizden kurtulmak için gün sayıyoruz. Merak etmeyin, beynimiz birkaç sene içinde bizi rahatlatmak için gerekli ayarlamaları yapacak. Oysa bugünler bizim parçamız oldu bile. Yaşadığımız her kriz biz izin verdikçe dönüşmemizi, büyümemizi sağlıyor, dirayetimizi artırıyor. Bizi var eden şey, krizde nasıl durduğumuz. …

Image for post
Image for post

Dijitalde gazetecilik yapmanın ve medya üretiminin geleceğini konuşurken çoğu zaman kahinlik sendromuna takılı kalıyoruz. Kullanıcılar hangi platforma akın ediyor, YouTube mu TikTok mu, hangi telefon daha iyi, iPhone mu Android mi, basılı gazeteler öldü mü, ıssız ana akım medya kaldı mı…

Trendleri konuşmak önemli. Ancak onun kadar önemli olan hayatlarımızı ve mesleğimizi toplumsal sorunlara çözüm olabilecek şekilde yeniden düşünmeye ne kadar yakın olduğumuz.

Artan eşitsizlikler, azalan kaynaklar, sürdürülebilir olmayan ekonomik modeller ve artık uzaktaki bir ihtimal olmaktan çıkan iklim değişikliği dünyayı öngörülemez krizlere sürüklüyor. Yarısından çoğunu masa başı mesailerde harcadığımız kısa süreli yaşamlarımız hepimiz için anlam arayışında olduğumuz ciddi bir mesele haline geldi. …

Image for post
Image for post

2015 yılında yeni gazetecilik pratikleri hakkında yazılar yazdığım ve üniversitelerdeki konferanslarda “Dijital Çağda Doğrulama” eğitimleri verdiğim günlerde beni şok eden bir olayı hatırlıyorum. Takvim gazetesi 26 Ağustos 2015 tarihinde “İşte Kalleş PKK” manşetiyle çıkmış, D.T. isimli kadın hakkında “PKK ağabeyini rehin aldı, ölüm tehdidi yağdırdı. Genç kızı uyuşturucu hap verip silah zoruyla canlı bomba yaptılar” iddialarına yer vermişti.

Image for post
Image for post

Bilgi kirliliği, yanlış bilgi, sahte haber, asparagas, dezenformasyon… İşte size internette karşılaştığınız gerçek olmayan bilgiler için yalan yerine kullanabileceğiniz bir sürü kelime. Bu yazı size bir bilgiyi yalan, bilgiyi yayan kişiyi yalancı olarak suçlamadan önce neden tekrar düşünmeniz gerektiğini anlatacak.

Fakat önce kelimenin kendisine ve İngilizce’deki fake ve lie kelimelerinin kullanımındaki tartışmalara göz atalım.

Yalan, doğru olmayan bir sözü ifade ediyor. Birçok kültür ve inanç sisteminde hoş karşılanmayan, söylenmesinin ayıplandığı bir şey. Diğer yandan insanın doğasına özgü, hayatta kalabilmesini sağlayan özelliklere sahip.

Hakikat sonrası olarak anılan çağ ise Ralph Keyes’e göre, yalanın söylenmesinin veya fark edilmesinin hoş karşılanmadığı durumları etkisiz hale getiriyor.

Image for post
Image for post
Kapak Görseli: Vigg

2016’da ABD’de gerçekleşen başkanlık seçimlerinden bu yana medya sektörü başta olmak üzere pek çok alanda tartışmaya açılan hakikat ötesi (post-truth) ve yalan haber (fake news) kavramları, günden güne gücünü yitirdi. Pek çok araştırmacı bu kavramların politikacıların eline geçmesiyle anlamını kaybettiğinden bahsederken, bazı araştırmacılar da yeni kavram setleri önererek tartışmayı derinleştirmeye çalıştı. Bilgi düzensizliği olarak yeniden adlandırılmaya çalışılan sorun alanına dair Teyit ekibinden Sinan Silsüpür’ün hazırlamış olduğu bu içgörü yazısı, tartışmaların nasıl evrildiği konusunda fikir verebilir.

Yanlış bilgi konusunda çalışmalar yapan First Draft, geçen sene yeni kavramlarla sorunu tekrar tartışmaya açmak ve meselenin “fake news” tanımının ötesindeki yüzlerini de gösterebilmek için bir infografik yayımladı. Bu infografik, sahte içeriklerin nasıl farklı türlerde ortaya çıktığını anlatabilmeyi amaçlıyordu. Teyit olarak yanlış bilgiyle mücadelede geçirdiğimiz yaklaşık üç sene elimizde pek çok örnek ve vaka birikmesini sağlayarak bu tanımların Türkçe karşılıklarının içini doldurabilmemize imkan tanıyor. …

Image for post
Image for post

Facebook’un Türkiye’de teyit.org ile başlattığı üçüncü taraf haber doğrulama programının yedinci ayını geride bıraktık. Facebook’un kendi platformunda yayılan sahte haberleri önlemek, kullanıcılarına sağlıklı bilgi akışı sunmak için geliştirdiği program, 35 ülkede, teyit.org gibi tarafsızlığı ve şeffaflığı Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı tarafından onaylanmış organizasyonlarla sürdürülüyor.

Program çerçevesinde üçüncü taraf haber doğrulama organizasyonları, Facebook’ta dolaşımda olan sahte bilgileri, sitelerinde yayınladıkları analizlerle işaretleyerek, platformun bu gönderilerin dolaşımını önlemesine yardım ediyor.

Geçen birkaç ayda Facebook’a ve bu programa yöneltilen eleştirilerin sayısında bir artış olsa da, deneyimimiz programın her iki tarafı da güçlendirici nitelikte olduğu.

Bu programın teyit.org’un etkisi için birden fazla önemi var.

Kendi etkimizi ölçebilmek adına yanlış bilginin internetteki erişimini kısıtlamayı ana amaçlarımızdan biri olarak belirlemiştik. Başlarda bunu gerçekleştirmek ve ölçmek çok kolay olmadıysa da Facebook’un doğrulama programıyla birlikte artık, platform içindeki sahte bilgilerin erişimini düşürebilecek araçlara sahibiz. …

Image for post
Image for post

Her sosyal girişim nefes alıp veren, çevresiyle bütünleşik, değer yaratan canlı bir organizma gibi hareket edebilmeli. Bunun için her canlıda olan temel bir itkiye ihtiyacı var; hayatta kalma içgüdüsü.

Bir şirket, bir girişim büyüyüp serpilmeden, gelişip yol almadan önce hayatta nasıl kalacağını öğrenebilmeli, tehlikelere karşı içgüdüsel davranıp kendisini koruyabilmeli. Nefes alıp vermenin tadını ciğerlerinde hissederken çevresine adapte olmalı ve tabii evrilmeye de devam etmeli.

teyit’in ilk iki yılı mahalle kavgalarının arasında pataklanmaktan korkmayarak dolaşabilmeyi öğrenmekle, düşmemeyi başarabilmek ve düşerse ne yapacağını anlayabilmekle geçti.

En zor olanı kendi iç huzurunu bulmuş, ekip dinamiğini oturtmuş bir yapı kurmaya çalışırken günlük yayın akışını da devam ettirebilmek, bir yandan işin kalitesini artırmaya çalışırken diğer yandan uygun gelir modelleri üzerine yoğunlaşabilmekti. Organizasyon içindeki tüm sistemleri ve akışları belli değerler ışığında örmeye özen gösterdik. Bu sistemlerin adil olduğundan ve sosyal fayda sağladığından emin olmak için harcadığımız süre, bazı planlarımızın gerçekleşmesini geciktirdi. …

About

Mehmet Atakan Foça

Journalist, fact-checker, social entrepreneur | Founder @teyitorg | @TransparencyTR Awardee | @Ashoka Fellow

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store